Şefaat ya Resûlallah demek şirk değildir.
Çünkü Peygamber Efendimizin şefaat edeceği İsra Sûresinin 79. Ayet-i Kerimesi ile sabittir.
“Gecenin bir kısmında da uyanarak sana mahsus bir nafile olmak üzere teheccüd namazı kıl. Rabbinin, seni Makâm-ı Mahmûd’a (şefaat makamına) yükseltmesi yakındır.”
Var olduğu ayet ile sabit olan bir şeyi istemek şirk değil, aksine bir gerekliliktir.
Peygamber Efendimiz’in ﷺ şefaat edeceği hususu, Kur’an-ı Kerîm ve Sünnet-i Nebeviyye ile sabittir. Dolayısıyla Allah’ın izin vermesiyle gerçekleşeceği sabit olan şefaati istemek şirk olmaz.
Şefaatin gerçek sahibi ve izin mercii Allah-u Teâlâ’dır. Bu sebeple şefaati Allah’tan istemek ve Resûlüllah’ı ﷺ şefaatçi kılması için Allah’a dua etmek gerekir.
Kul, şefaat yetkisinin Allah’a ait olduğuna inanarak Resûlüllah’ın ﷺ kendisi hakkında şefaat etmesini Allah’tan istemelidir.
“Şefaat ya Resûlallah” sözü; Resûlüllah’ın ﷺ, Allah’ın izni ve dilemesiyle şefaat edeceğine inanan bir kişi için şirk olarak değerlendirilemez.
Bununla birlikte, şefaati doğrudan Allah’tan istemek ve “Allah’ım! Muhammed’i ﷺ benim hakkımda şefaatçi eyle” ya da “Allah’ım! Resûl’ünü ﷺ benim hakkımda şefaatçi eyle” şeklinde dua etmek, maksadı daha açık şekilde dile getiren bir ifadedir.