Futbol sahasına çevrilen camiler de gördük!
İslam Tarihimizde camiler satıldı. Ahır yapıldı. İçinde dansözler oynatıldı. Kapılarına kilit vuruldu. Çok kötü günler geldi, geçti.
Fakat kendi camiası ve cemaati tarafından sebep olunan böylesi rezalet hiç görülmedi.
Camilerin bir kutsiyeti vardır. Farklı özellikleri vardır.
Camilerimizde bu rezillikleri yaptıranlar, sözde namaz kıldıklarını sanıyorlar.
Sözde iyi iş yaptığını sanıyorlar.
Sözde geleceğin cami cemaatlerini yetiştirdiklerini zanneden şaşkınlardır bunlar.
Böyle yapmazlarsa ilerde camiler cemaatsiz kalacakmış.
Böyle yapılmasaymış camilerin kapılarına kilit vurulacakmış.
Asıl bu gidişle camilerin kapılarına kilit vurulacak.
Camiye kirli elbiseleriyle, her pisliğe değmiş toplarıyla, oyuncaklarıyla, kirli ayaklarıyla, abdestsiz olarak gelen çocuklardan da, onları bu halde camilere götürenlerden de İslam Dinimiz adına hiçbir küreğe sap olmaz, hiçbir bahçeye kazık olmaz.
Cami âdâbını öğretenleri tebrik ederiz.
Aynı âileden oldukları anlaşılan üç gençten en küçükleri (yaklaşık 6-7 yaşlarında) birinci safta velisinin yanında durdu. Namaz kılmadıysa da, namaz sonrasına kadar velisinin yanından hiç ayrılmadı. Arka taraftaki Futbol oynayanların tarafına dahi bakmadı.
Diğer iki genç (yaklaşık 15-17) yaşlarında) ikinci safta önümüzde, sonuna kadar huşû içinde namazlarını kıldılar.
Anne-Babalarını tebrik ederiz. Velisinin yanından hiç ayrılmayan çocuk yaştaki o yavruyu tebrik ederiz. İslam şuuru almış, camide adam gibi durmasını bilen, huşu içinde Yatsı Namazını ve Teravih Namazını kılan o iki genci ve aynı duruşu sürdüren bütün gençleri tebrik ederiz.
Evlatlarını şuurlandırarak, cami âdâbını, namaz erkânını öğreterek camiye getiren herkese, huşû içinde namaz kılma şuuruyla Camiye giden herkese sağlık, âfiyet dileriz. Dâreynde selamet niyaz ve dua ederiz.
Futbol sahasına çevrilen camiler.
Ellerine, dışarda her pisliğe bulaşmış topu verip oynamak için çocuklarını camiye getiren, camiyi oyun sahasına, yarış pistine çeviren velilere ve o velilerin çılgınca yetiştirdikleri çocuklarına da dua etmek gerekir. Tebrik edilecek halleri yok.
Onlara da duamız şöyle olsun: Allah celle celalühü hepsine akıl versin, edep versin, şuur versin, caminin ne olduğunu, ibadetin ne olduğunu, Kul hakkının ne olduğunu, Ahlâkın ne olduğunu, insan olmanın ne olduğunu, hepsinin zirvesi olan iyi bir Müslüman olmanın ne olduğunu ve nasıl olunduğunu idrak etmelerini nasıp, müyesser ve muvaffak eylesin.
Camiler susmayı öğrenme yeri değildir.
Öyle olsaydı neredeyse Ramazanın yarısına geldik, öğrenirlerdi.
Camiler her yaşta insanın, önceden susmayı, sükûneti ve âdâbı öğrenip ondan sonra edeple gelmeleri gereken, yer yüzünde Allah’ın hoşnut olduğu en mübarek mekanlardır.
Kadrini, hürmetini bilelim.
Şükrünü edâ etmeye çalışalım.
“Çocuklardan rahatsız olan camiye gelmesin” demek de çok yanlış, “çocuklar camiye gelmesin” demek de çok yanlış.
Çocuklar: abdestleri aldırılıp, temiz elbise, temiz çorap giydirilerek cami hürmeti ihlal edilmeden, cami âdâbı öğretilerek velilerinin kontrolünde, cami disiplinini bozmamak üzere camilere götürülsünler. Namaz kılmaya başlatılsınlar, alıştırılsınlar.
Hiç bir yaşlı namaz kılan çocuk için bir şey demez. Demesi doğru olmaz.
Âdâbına uygun bir şekilde çocuklar da camilere gelsinler, erginler ve yaşlılar da gelsinler.
Yapılan vaaz ve nasihati dikkatle dinlesinler. Huşû içinde Yatsı ve Teravih Namazlarını kılsınlar.
Anne-Baba-Veli tarafından abdest aldırılan, İslâmî kıyafet, temiz elbise, temiz çorap giydirilip haydi namaza gidiyoruz diye camiye götürülün, camide kontrolde tutulan, gürültü patırtı yapmadan namazlarını kılan çocuklar ve gençler ümidimizdir, istikbalimizdir, geleceğimizdir.
Allah celle celalühü gün be gün sayılarını arttırsın.
Hepsini Âlim, Fâdıl, Kâmil, Âbid, Zahid ve Salih eylesin.
Her türlü şerlerden ve kötülüklerden muhafaza eylesin.
Her türlü iyilik ve hayırda muvaffak eylesin.