Maruf, şeriatın (Allah ve Resûlünün) kabul ettiği, emrettiği, medhettiği; hem kendisini (yapılan işi) hem de yapanları övdüğü her şeydir.
Bütün taatlar, Allah için yapılan ameller Marufa girer.
Bunların başında; tevhid, aziz ve celil olan Allah’ı birleme ve ona iman gelir.
Bazı kimseler Marufu örf ve âdet olarak anlamakta ve İslâm’ın Arap örf ve âdetlerine göre şekillendiğini, Kur’an-ı Kerim’in bu doğrultuda nâzil olduğunu, haksızca ve câhilce iddia etmektedirler.
Halbuki Maruf, örf ve âdet değildir.
Maruf, şeriatın (Allah ve Resûlünün) kabul ettiği, emrettiği, medhettiği, yapanları övdüğü her şeydir.