Kitaplara iman Sünnete imanı da kapsar. İmam Matürîdî’nin görüşü böyledir.
İmanın altı şartından biri Kitaplara imandır. Yani Allah’ın Resüllerine vahiy yoluyla indirdiklerine iman etmektir.
Allah’ın Vahyi, iki şekilde olur:
Vahy-i Metlüv; namazlarda tilavet edilen, okunan Vahiy.
Vahy-i Gayr-i Metlüv; namazlarda zammı süre olarak tilavet edilmeyen, ifade ettiği hükümlerle amel edilmesi gerekli olan vahiy yani Hadis-i Şeriflerdir. Bunların her ikisi birden kitabı meydana getirmektedir.
Kur’an-ı Kerim ana kitaptır. Allah celle celalühü temel konuları Kur’an-ı Kerim’de indirmiştir. Uygulama şeklini Sünnet-i Nebevî’de vahyetmiştir. Biz, Kitabı meydana getiren her iki vahye de canı gönülden iman etmişizdir.
Biz, abdestin hangi durumlarda bozulduğunu ve nasıl alınacağını kimden öğrendik. Namazın ne zaman ve nasıl kılınacağını kimden öğrendik. Orucun ne zaman ve nasıl tutulacağını kimden öğrendik. Zekatın nelerden, ne kadar, ne zaman, kimler tarafından ve kimlere verileceğini kimden öğrendik. Haccın kimler tarafından ne zaman ve nasıl yapılacağını kimden öğrendik?
Allah’ın, Resülüne vahyetmesi neticesinde Resülüllah sallellahu aleyhi ve sellemin uygulamasından veya sözlü olarak açıklamasından öğrendik / öğreniyoruz.
Resülüllah sallellahu aleyhi ve sellem “Namazlarınızı beni kılarken gördüğünüz gibi kılın”, “Haccın menasikini benden alın, Hac ibadetini benden öğrenin” buyuruyor.
Resülüllah sallellahu aleyhi ve sellemin abdestini nasıl aldığını, namazları nasıl kıldığını, orucu nasıl tuttuğunu, Hac İbadetini nasıl yaptığını Kur’an-ı Kerim’de bulamadık, bulamıyoruz, bulan varsa lütfen yazsın biz de öğrenelim.
Biz bütün bu ve benzeri açıklamaları ve uygulamaları Resülüllah’tan nakledilen Hadis-i Şeriflerden öğrendik ve öğreniyoruz.
İmam Matürîdî Tevilât Tefsirinde,
Bakara süresinin
والذين يؤمنون بماانزل اليك
Âyet-i Kerimesini şöyle tefsir etmektedir:
“Sana indirilene iman edenler…” ifadesinin iki şekilde anlaşılması mümkündür:
1. Sana indirilen Kur’ân-ı Kerim’e iman edenler anlamına gelir.
2. Kur’ân-ı Kerim’de açıkça zikredilmeyen, fakat sana vahyedilen hükümler ve şeriat esaslarına iman edenler anlamına da gelir.
Buradaki ikinci ihtimal, Kur’ân’da lafzen yer almayan ancak Hz. Peygamber’e vahiy yoluyla bildirilen dinî hükümleri ve şer’î hükümleri (yani sünnetle sabit olan hükümleri) ifade etmektedir.
Biz Kur’an-ı Kerim’e iman ettik. Ayrıca ana Kitap olan Kur’an-ı Kerim dışında Allah’ın Resülüne indirdiklerine de iman ettik. Elhamdülillah.