İslam Dinimize göre; evlerin bekçiliğini yapmak üzere evlerin dışında tutulan, av için beslenen ve yaban hayvanlarına karşı ehil hayvan sürülerini koruyan köpeklerin haricinde köpek beslemek caiz değildir.
Ayrıca başıboş köpeklerin sokaklarda terör estirmesi de kabul edilemez.
Günümüzde kanunla, yüksek seviyede dokunulmazlık kazanan köpekler insanlarla aynı cadde ve sokakları paylaşıyorlar. Başta çocuklar, kadınlar ve yaşlılar olmak üzere, korumasız ve zayıf gördükleri kimselere topluca saldırıyorlar. Kimisini parçalıyor, kimisini yerlerde sürüklüyorlar.
Dokunulmazlığı olan domuzlar ve çakallar gece olunca ormanlardan köylere iniyorlar. Tarlalardaki ekinleri mahsülleriyle birlikte ezip geçiyorlar, kimse dokunamıyor.
Dokunulmazlık hakları kanunla güvece altına alınan dağların ayıları kışın yaylalara iniyorlar. Evlerin kapılarını yerinden söküp atarak evlere giriyorlar. Her şeyi kırıp döküyorlar. Fakat dokunulmazlıkları olduğu için yaptıkları yanlarına kalıyor. Yaylaların ıssızlaşacağı bir sonraki kış mevsimini sabırsızlıkla bekliyorlar.
Bir taraftan da köpekler, domuzlar, çakallar ve ayılar başta olmak üzere kanunlarla korunan yabaniler aşırı şekilde doğurmaya ve insan hayatını tehdit etmeye devam ediyorlar.
Bu durum bu şekilde devam edecek mi, ne zamana kadar devam edecek?
Yıllarca Avrupa’da kaldık. Avrupalılar köpeklerini evlerinde beslerler. Sahipsiz sokak köpeği olmaz, her köpeğin mutlaka sahibi vardır. Günün belli saatlerinde bağlarından tutarak köpeklerini gezdirirler. Pisliklerini, yanlarında taşıdıkları poşetlere doldurarak evlerine götürüp kanalizasyon şebekesine dökerler.
Köpek beslemek dinimizde belirli şartlarla sınırlandırılmıştır.
Beslenmesi durumunda her köpekten sorumlu bir sahibi olmalıdır. Sahipleri köpeklerini sokaklara, yollara salmadan; sorumlulukları altındaki kendi mekanlarında beslemelidirler.