Kur’ân-ı Kerîm’i manasını bilmeden okumak da ibadettir.
Ancak müminin asıl hedefi, Kur’ân-ı Kerîm’i anlamak ve hükümlerini yaşayarak hayatına tatbik etmek olmalıdır.
– Kur’ân-ı Kerîm’i anlayarak ve ahkâmını yaşayarak okumak ibadettir.
– Manasını bilerek okumak ibadettir.
– Manasını bilmeden, Allah’ın kelâmı olduğu inancıyla, saygı ve hürmet içinde okumak ibadettir.
– Kur’ân-ı Kerîm’in tamamını ya da bazı âyetlerini ezberlemek ibadettir.
Kur’ân-ı Kerîm’e gösterilen her türlü hürmet ibadettir. Kur’ân-ı Kerîm’e yapılan her teveccüh ibadettir.
Ona saygıyla dokunmak, hürmet göstermek, açıp okumak ve tilâvet etmek, Allah’ın kelâmına yönelişin bir göstergesidir, sevaptır, ibadettir.
Ancak bunlar bir başlangıçtır. Müslümanın hedefi, Kur’ân-ı Kerîm’i anlamaya çalışmak, ilâhî mesajını kavramak ve hükümlerini hayatında yaşamaktır.
– Kur’ân-ı Kerîm’i doğru anlayabilmek için Resûlullah Efendimiz’in ﷺ Sünnet-i Seniyyesini, yani Hadîs-i Şeriflerini okumak da ibadettir. Çünkü Kur’ân’ın ilk ve en doğru müfessiri Peygamber Efendimiz’dir ﷺ.
– Kur’ân-ı Kerîm’i ve Hadîs-i Şerifleri doğru anlayabilmek için Ehl-i Sünnet âlimlerinin kaleme aldığı Akaid, Fıkıh, Tefsir ve Siyer kitaplarını okumak da ibadettir. Zira bu eserler, Kur’ân ve Sünnet’in doğru anlaşılmasına rehberlik eder.
Netice olarak, Kur’ân-ı Kerîm’e yönelmenin her merhalesi ibadettir. Fakat asıl amaç sadece okumak değil; okumak, anlamak, inanmak ve yaşamak olmalıdır.