İlk defa kendilerinden olmayan Müslümanlara “müşrik” diyenler Hâricîlerdir.
Hâricî zihniyetin en belirgin özelliklerinden biri, kendileri gibi düşünmeyen Müslümanları kolayca tekfir etmeleridir.
Hâricîler, kendi anlayışlarını hakikatin ölçüsü kabul etmiş, kendilerinden farklı düşünen Müslümanları ise müşrik veya kâfir olmakla itham etmişlerdir.
Bugün de Sünnet-i Nebeviyye’yi inkar edip devre dışı bırakarak, kendi yorumladıkları Kur’an meallerini esas alan ve kendileri gibi düşünmeyen Müslümanları “müşrik” ilan edenler ortalıkta dolaşmaktadır.
Kur’an-ı Kerîm’i, Resûlullah ﷺ’ın Sünnetinden ve onun açıklamalarından, tefsirinden kopararak anlamaya çalışmak, kendi düşüncelerini dinin ölçüsü kabul etmek bu kişilerin en belirgin özellikleri olmuştur.
Bu anlayışta olanlar, asırlar boyunca İslam Ümmetinin, Müctehid İmamların kabul ettiği dinî hükümleri bir tarafa bırakmışlar, kendi uydurdukları bir dinin temsilcileri olmuşlardır.
Günümüzde, Sünnet-i Nebeviyye’yi dışlayan, kendileri gibi düşünmeyen Müslümanlara “müşrik” diyen, kendi anlayışlarını mutlak hakikat kabul eden ve İslam Ümmetinin ortak kabullerini reddeden bu mealciler, hâricî zihniyeti yeniden ihya etmenin mücadelesini mi veriyor?