Ana SayfaDini MeselelerAllah’a Ulaşmak İçin Mürşide İhtiyaç Var mı

Allah’a Ulaşmak İçin Mürşide İhtiyaç Var mı

"Bize şah damarımızdan daha yakın olan Allah'a ulaşmak için Şah ve Şeyh damarına gerek yok, yeter ki Allah'a yönel" sözü hakkında ne söylersiniz?

Bu söz, ilk bakışta insanı Allah’a yönelmeye davet eden güzel bir söz gibi görünse de, bu ifadeyle mürşide, âlime ve din öğreticilerine ihtiyaç olmadığı imâ edilmektedir. Bu söz, isabetsiz, yanlış ve sakıncalı bir sözdür.

Allah-u Teâlâ bize şah damarımızdan daha yakındır. Ancak insanın Allah’ın rızasına nasıl ulaşacağını, dinini nasıl yaşayacağını, ibadetlerini nasıl yapacağını ve neyin doğru, neyin yanlış olduğunu öğrenmeye ihtiyacı vardır.

Allah’a yönelmek, Allah’ın dinini öğrenmek ve yaşamakla olur. Bunun için de mürşide, şeyhe, müftüye, vaize, hocaya, muallime yani öğretmene, öğreticiye ihtiyaç vardır. İnsan, dinini öğrenirken bilenlere ve kendisine doğru yolu gösteren ehil kimselere şiddetle ihtiyaç duyar.

Nitekim Peygamber Efendimiz ﷺ insanlara dini bizzat öğretmiş, açıklamış, yaşamış ve nasıl yaşanacağını göstermiştir. Ondan sonra da bu vazifeyi âlimler, hocalar ve din eğitimi veren kimseler üstlenmiştir.

Yanlış ve sakıncalı olan, insanların bir şeyh veya din büyüğünün etrafında toplanması değildir.

Yanlış olan; bir şahsın etrafında toplanmayı, Allah’ın rızasına ulaşmanın yerine koymak ve bunu siyasî bir güç elde etmek veya ticarî bir holding oluşturmak için kullanmaktır.

Bir mürşid veya şeyh, insanları kendisine değil Allah’a ve Resûlü’ne ﷺ yönlendirmelidir. İlmi ve rehberliğiyle insanlara dinlerini öğretmeli, onları Kur’an ve Sünnet istikametinde yetiştirmelidir.

Dolayısıyla hakiki dinî rehberlik ile şahıs merkezli menfaat yapılanmasını birbirinden ayırmak gerekir.

Bir tarafta insanlara Allah’ı, Resûlullah’ı ﷺ, Kur’an’ı ve Sünnet’i öğreten; onları güzel ahlâka ve Allah’ın rızasına yönlendiren mürşid ve âlimler vardır.

Diğer tarafta ise şeyhlik, hocalık veya dinî bir kimliği siyasî güç, maddî menfaat, şahsî nüfuz veya ticarî bir yapılanma için kullanan kimseler olabilir.

Bunları birbirine karıştırmamak gerekir.

Allah-u Teâlâ’ya yakın olmak için elbette kalpten Allah’a yönelmek gerekir. Fakat Allah’a yönelmenin nasıl olacağını öğrenmek için de ilim, eğitim ve rehberliğe ihtiyaç vardır.

Allah’a ulaşmanın yolu, âlimleri, hocaları devre dışı bırakmak değildir.

Müslümanın yapması gereken, Kur’an ve Sünnet’i, dinin hükümlerini ehil kimselerden öğrenmek ve öğrendiğiyle Allah’a kulluk etmektir.