Ana SayfaDini MeselelerTecdid-i İman Tecdid-i Nikah

Tecdid-i İman Tecdid-i Nikah

Tecdid-i İman ve Tecdid-i Nikah

Bir insan, dine, imana, kitaba, Kur’an’a küfrederse onun dini gider. Allah’a, Peygamber’e küfrederse onun dini gider.

İman gitti mi, nikâh da gider.

Yaptığından dolayı pişman olursa yeniden tecdid-i iman eder. Yeniden imanını tazeler.

Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlühü der, şehadet getirir. Yeniden iman etmiş olur.

Ondan sonra da hanımı ile beraber yeniden nikâhlanırlar.

Çünkü iman gidince nikâh da gitmiştir. O nikâh yerine gelmez. Yeniden nikâh yapmaları gerekir.

Bu da yine şahitler huzurunda yine mehile olur. İki şahidin şehadetiyle yeniden nikâh kıyarlar. Mehrini koyarlar. Yeniden evlenmiş olurlar. Buna nikâh tazeleme denir.

Önce imanı sonra da nikahı tazelemek gerekir.

Allah kimsenin başına vermesin böyle bir durumu. Çünkü bu her şeyi yok ediyor. İman gitti mi ibadetler de gidiyor. Evlilikte de talak vâki oluyor.

Hocalarımız bunu âdet haline getirmişler. Bazı yerlerde hâlâ devam ediyor diye zannediyorum. Cuma günlerinde veya cuma akşamlarında tecdîd-i iman ve tecdîd-i nikâh yapılıyor.

Yapılması doğrudur, fakat yeterli değildir.

Tecdîd-i iman ve tecdîd-i nikâh; imanda şahide ihtiyaç yok, tecdîd-i iman her an yapılabilir. Fakat, tecdîd-i nikâh yaparken şahit olması gerekir.

Böyle durumda olanlar, Hoca Efendi’nin söylemesiyle, tövbe ettirmesiyle, tecdîd-i iman ettirmesiyle yetinemezler.

Şahitler huzurunda mehir koyarak nikâhlarını yeniden kıymaları gerekir.