İslam dininin temel kaynağı vahiydir.
Vahiy ise iki kısımdır: Kur’ân-ı Kerîm ve Resûlullah’ın Sünneti, yani hadis-i şerifleridir.
Müslümanlar dinlerini öncelikle bu iki ilâhî kaynaktan öğrenir ve yaşarlar.
Kur’ân-ı Kerîm’in işaret ve yönlendirmeleri doğrultusunda, İcmâ-ı Ümmet ve Kıyas da dinî hükümlerin kaynakları arasında kabul edilmiştir. Çünkü İcmâ’ın ve Kıyas’ın delil olması, bizzat Kur’ân-ı Kerîm ve Sünnet-i Seniyye’nin gösterdiği esaslara dayanmaktadır.
Bu sebeple Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat’e göre İslam dininin dört temel kaynağı şunlardır:
– Kitap (Kur’ân-ı Kerîm)
– Sünnet (Hadis-i Şerifler)
– İcmâ-ı Ümmet
– Kıyas-ı Fukahâ
İslam’ın ilk asırlarından itibaren, bugün Türkiye’de olduğu gibi, farklı görüş ve anlayışlara sahip birçok mezhep ortaya çıkmıştır. Ancak Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat âlimleri, bunlar arasından yalnızca Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerini hak mezhep olarak kabul etmişlerdir.
Bunun sebebi, bu dört mezhebin bütün içtihatlarını Kur’ân-ı Kerîm, Sünnet-i Seniyye, İcmâ ve Kıyas esaslarına dayandırmalarıdır. Mezhep imamları, dinî hükümleri bu dört temel delilin ışığında ortaya koymuşlardır.
Ehl-i Sünnet Müslümanları, bu dört hak mezhepten birini doğru kabul ederek, o mezhebi İslam Dinini yaşamalarına rehber edinmişlerdir.