Ana SayfaDini Meselelerİslâm Dini Atalar Dini midir, Vahiy Dini mi

İslâm Dini Atalar Dini midir, Vahiy Dini mi

Bazı kimseler, İslâm dininin zamanla atalardan gelen örf, gelenek ve hurafelerle karıştığını, bugün yaşanan din anlayışının "uydurulmuş din" olduğunu iddia etmektedir. Gerçekten böyle midir?

İslâm Dini, atalar dini değildir.

Müslümanlar, Alak Sûresi’nin ilk beş âyet-i kerîmesi nazil olduğu günden itibaren peyderpey atalarının dinini terk etmişlerdir.

Araplar o günden itibaren şirk dinini / müşrikliği terk etmeye başlamışlardır.

Türkler de, Müslümanlığı kabul ettikleri günden itibaren atalarının dini olan Şamanizm’i terk etmişlerdir.

Hindistan-Pakistan coğrafyasında yaşayanlar da İslam Dini ile şereflendikten sonra, Hinduizm’i ve diğer dinleri terk etmiştir.

Rusya coğrafyasında yaşayanlar, yani Türkistanlılar da İslâm’ın ilk asrından itibaren atalarının dinini terk ederek Müslüman olmuşlardır.

Roma İmparatorluğu coğrafyası fethedildikçe Hristiyanlık terk edilmiş; Batı ülkelerinde ve Amerika coğrafyasında yaşayanlar da günbegün atalarının dinini terk ederek Müslüman olmuşlar ve olmaya devam etmektedirler.

İslam dininin temel kaynağı vahiydir. İslâm dinimiz, bugüne kadar Kur’ân-ı Kerîm’in ve Peygamber Efendimiz’in ﷺ Sünnet-i Seniyyesi rehberliğinde bozulmadan gelmiştir.

Ehl-i Sünnet kaynaklarımızda kayda geçen İslâm dinimizde, asla atalardan karışmış herhangi bir hurafe ve yanlış yoktur.

İnsanların yaşantılarında bulunan yanlışları, sanki Allah Resûlü ﷺ böyle tebliğ etmiş gibi, İslâm dinimize isnat etmek ve buna da “uydurulmuş din” demek, günümüze kadar yazılı metinlerle ulaşan İslam Dinimize bir iftiradır. Bu iftira, İslâm ahlâkından zerre kadar nasibi olmayanların iddiası ve iftirasıdır. Bu, büyük bir yalan, soysuz bir iftiradır.

Allah Resûlü’nün ﷺ tebliğ ettiği ve değişmeden günümüze kadar gelen dinimize “uydurulan din” diyen, kendi uydurdukları sahte dine “indirilen din” diyenlerin; Sultan Abdülhamid’e karşı “şeriat isteriz” diye ayaklanan Ermeni, Yahudi ve Rumlardan oluşan göstericilerden hiçbir farkları yoktur. Bu, sadece tarihin tekerrürüdür.