Para, altın, gümüş ve ticaret mallarının zekâtı, zekâta tâbi malın kırkta biridir. Bu da yüzde 2,5 oranına tekabül eder.
Zekât, Kur’an-ı Kerîm’de açıkça farz kılınmıştır. Zekâta tâbi malların nisap miktarları ve verilecek zekâtın ölçüleri, Sünnet-i Nebeviyye ile açıklanmıştır.
Resûlullah Efendimiz ﷺ, para hükmündeki altın ve gümüş gibi mallarda zekât miktarını kırkta bir olarak belirlemiştir. Bu ölçü, Peygamber Efendimiz’in ﷺ sözleri ve uygulamalarıyla sabit olmuş ve sahâbe tarafından da bu şekilde uygulanmıştır.
Dolayısıyla zekâtın yüzde 2,5 olması, insanların sonradan belirlediği bir oran değildir. Zekâtın farziyeti Kur’an-ı Kerîm ile, zekâtın miktarı ve uygulanmasına ilişkin ayrıntılar ise Sünnet-i Nebeviyye ile sabittir.
Buna göre şartları taşıyan ve nisap miktarına ulaşan para, altın, gümüş ve ticaret mallarının üzerinden bir kamerî yıl geçtiğinde kırkta bir, yani yüzde 2,5 zekât olarak verilir.
Ancak burada önemli bir husus vardır: Zekât bütün mallarda yüzde 2,5 değildir. Hayvanların ve tarım ürünlerinin zekâtında farklı nisap ve oranlar bulunmaktadır. Mesela koyunların zekâtında miktar, koyun sayısına göre değişir.
Ayrıca yüzde 2,5 farz olan zekât miktarıdır. Bir kimse bunun üzerinde Allah rızası için daha fazlasını verirse, verdiği fazlalık sadaka olur. Fakat farz olan zekâtı yüzde 2,5 olarak veren kimse, üzerine düşen zekât borcunu ödemiş olur.
Özetle, para, altın, gümüş ve ticaret mallarında zekât oranı kırkta bir, yani yüzde 2,5 oranındadır. Bu ölçü, Resûlullah Efendimiz’in ﷺ Sünnet-i Nebeviyye’si ile sabittir.