Hakkında Nass bulunan bir meselede ictihad yapılamaz. Nassın hükmüne râzı gelmek gerekir.
Mevrid-i Nassda ictihada mesağ yoktur kaidesi; nassın bulunduğu meselelerde ictihad yapmaya izin ve cevaz yoktur, demektir.
Bu kural, bazı kaynaklarda “Mevrid-i nassda ictihada mahal yoktur” şeklinde de ifade edilmektedir.
“Mesâğ”; izin, cevaz anlamına gelir. Buna göre “Mevrid-i nassda ictihada mesâğ yoktur” denildiğinde, nassın bulunduğu yerde ictihad etmeye izin ve cevaz yoktur, anlamı ortaya çıkar.
“Mahal”; yer, mevzi anlamındadır. “Mevrid-i nassda ictihada mahal yoktur” denildiğinde ise, nassın bulunduğu yerde ictihadın yeri ve mevzii yoktur, anlamı kastedilir.
Bu kaide Mecelle’de, “Mevrid-i nassda ictihada mesâğ yoktur” şeklinde yer almaktadır.
Kur’an-ı Kerîm Âyetinin veya Resûlullah ﷺ Efendimiz’in Sünnetinin bulunduğu meselede, yani nassın açıkça hüküm bildirdiği hususta yeni bir hüküm ortaya koymak üzere ictihad yapılamaz.
Dinî hükümlerin asıl kaynağı vahiydir. Bu sebeple hakkında açık ve kesin bir nass bulunan meselede, nassın hükmüne aykırı yeni bir hüküm koymak üzere ictihad yapılamaz.
Akıl, nassın getirdiği hükme teslim olur.
İctihad, nassın karşısına aklı koymak değildir.
İctihad, nassın bulunmadığı ya da farklı nassların bulunduğu ve bunların anlaşılması, uygulanması, aralarının telif edilmesi gereken durumlarda, şer’î deliller çerçevesinde hükme ulaşmak için aklı kullanmaktır.