Ana SayfaHac İlmihaliBir Kadın Hacca Kimlerle Gidebilir

Bir Kadın Hacca Kimlerle Gidebilir

Bir kadın kimlerle hacca gidebilir.

Bir kadın kimlerle hacca gidebilir?

Bir kadın, eşiyle yada evlenmesi ebediyyen haram olan bir mahremiyle, bir yakınıyla hacca gidebilir.

Evlenmesi, “geçici haram” olan kişi ile gidemez.

Mesela:

Kız kardeşinin eşiyle yani eniştesiyle, teyzesinin kocasıyla, halasının kocasıyla bir hanım hacca gidemez. Amcasının, dayısının, teyzesinin, halasının oğlu ile de hacca gidemez.

Başta kocası olmak üzere mutlaka ebediyyen nikahı haram olan birisi, yani babası, dedesi, kardeşi, kız ve erkek kardeşinin çocukları, amcası, dayısı gibi yakınlarından birisi ile hanımlar hacca gidebilirler.

Nesepten olan ve evlenmesi ebediyyen haram olan, yukarıda saydığımız yakınlarıyla hacca gidebildiği gibi, bir hanım süt sebebiyle olan aynı derecedeki yakınlarıyla da hacca gidebilir.

Yani süt babasıyla, süt dedesiyle, süt amcasıyla, süt dayısıyla, süt kardeşiyle, süt kardeşinin çocuklarından biriyle bir hanım hacca gidebilir.

Hacc ve umre Organizasyonu yapan kuruluşlar, hanımları mahremleri olmadan Hacc ve Umreye götürüyorlar. Bu nasıl oluyor?

Hanefî Mezhebine göre: Hanımları mahremsiz Hacca ve Umreye götüren her kuruluş, yanlış yapıyor.

Bunların yaptığı Şafii Mezhebine uygundur, fakat Hanefî Mezhebine uygun değildir.

Hanefî Mezhebine göre kadınların yanında ya kocaları olacak, ya da ebediyyen evlenmesi haram olan bir mahremleri olacaktır.

Kadınların yanlarında mahremleri olmadan sefer mesafesine (90 kilometre uzaklığa) gitmeleri caiz değildir.

İmam Şafiî “Zaîne Hadisi” diye bilinen Hadis-i Şerife dayanarak yol güvenliğini esas almıştır. “Eğer gidiş-gelişler ve orada kalışlar güvenli olursa hanımlar mahrem olmadan da hacca gidebilir” der İmam Şafii.

Zaîne Hadisi şöyle:

‎وأما حديث الظعينة فقد رواه البخاري عن عدي بن حاتم أن النبي صلى الله عليه وسلم قال له: (فإن طالت بك حياة، لترين الظعينة ترتحل من الحيرة حتى تطوف بالكعبة، لا تخاف أحدا إلا الله) قال عدي: فرأيت الظعينة ترتحل من الحيرة حتى تطوف بالكعبة لا تخاف إلا الله

Hâtimin oğlu Adiy’den İmam buhârî nakletti; Resülüllah Sallellahu aleyhi ve sellem ona buyurdu ki: “Uzun süre yaşarsan, (Irak) Hayre’den yalnız yola çıkan bir hanımı, Allah’tan başka hiç kimseden korkmadan gelip Kâbe’yi tavaf ettiğini göreceksin” Adiy dedi ki: Ben Hayre’den tek başına yola çıkıp, Allahtan başka hiç kimseden korkmadan gelip Kâbe’yi tavaf eden kadını gördüm.

İmam Şafiî, işte bu Hadis-i Şerife dayanarak, güven olduğu takdirde hanım, yanında mahremi olmadan da hacca gidebilir diyor. Hacc ve umre Organizasyonu yapan kuruluşlar, Şafiî Mezhebinin bu fetvasına dayanarak, hanımları mahremsiz hacca götürüyorlar.

İmam Âzamın ve Hanefîlerin dayandığı delil ise,
Ebu Saîd el Hudrî Hadis-i Şerifi’dir:

عن أبي سعيد الخدري قال: قال رسول الله -صلى الله عليه وسلم-: (لا يحل لامرأة تؤمن بالله واليوم الآخر أن تسافر سفراً يكون ثلاثة أيام فصاعداً إلا ومعها أبوها، أو ابنها، أو زوجها، أو أخوها، أو ذو محرم منها). رواه مسلم . وفي رواية عند مسلم أيضاً: (لا تسافر امرأة، إلا مع ذي محرم). وفي رواية البخاري بزيادة: (يوم وليلة).

Ebu Saîd el-Hudrî’den, dedi ki: Resülüllah Sallellahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:
“Allah’a ve Âhiret gününe İman eden bir hanımın, yanında babası, yahut oğlu, yahut kocası, yahut kardeşi veya bir mahremi olmadan üç günlük ve daha uzak mesafeye yolculuk yapması helal değildir”
(bu Hadis-i Şerifi İmam Müslim rivayet etti)

Müslim’in başka bir rivayetinde “Hanım, yanında bir mahremi olmadan yolculuk yapmasın, Hanım yanında mahremi olmadan yolculuk yapamaz” şeklidedir. İmam Buhârî ise “bir gün, bir gece” ilâvesiyle bu hadisi şerifi nakletmiştir.

Zaîne hadisi, İslamın ilk yıllarında, Müslümanlar baskı altında, korku içinde oldukları bir dönemde, Mekke döneminde söylenmiş, gelecekten haber veren mûcizevî bir Hadis-i Şeriftir.

İlerde İslam’ın hâkim olacağını, yolların İslam sâyesinde güvenli olacağını anlatıyor, bu ve benzeri Hadis-i Şeriflerden hüküm çıkarmak İslam Âlimlerinin çoğuna göre doğru değildir.

Ebu Saîd el Hudrî hadisi ise Ahkam hadislerindendir, burada İmam Âzamın, Hanefîlerin delili kuvvetlidir.

Nitekim, Şafii Âlimlerinden olan İmam İbni Hacer bile bu görüştedir. Yani, Zaîne hadisinden hüküm çıkararak hanımların, yanlarında mahremleri olmadan Hacca gidebileceklerini söylemek doğru değildir diyor ve Hanefîlerin delilinin daha güçlü olduğunu, Ebu Saîd el Hudrî Hadisi şerifi ile amel etmenin daha doğru olduğunu söylüyor.

Biz de, hem Hanefî olduğumuz için, hem Hanefîlerin dayandığı delil daha kuvvetli olduğu için hem de geçmiş tecrübelerimize dayanarak diyoruz ki:

Hacca, Umreye veya uzak herhangi bir yere (90 kilometre uzaklığa) gidecek olan bir kadının yanında, mutlaka bir mahremi olmalıdır.

Yaş olarak da mahrem en az Âkıl ve Baliğ olması gerekir.

Adam Öldürmenin Kefâreti Nedir

Bir insanı hataen öldürmenin kefâreti nedir? Katil kefâreti hakkında bilgi verir misiniz?

Ortak Maldan Bir Şey Aşırmanın Hükmü Nedir

Ortak maldan bir şey çalmanın hükmü nedir?

Kul Hakkı Bulunan Günahlarda Tövbe Etmek Yeterli midir

Kul hakkı içeren bir günahı işleyen kimsenin tövbe etmesi yeterli olur mu?

Yemin Kefareti İçin Oruç Peş Peşe mi Tutulmalı

Yemin kefareti için tutulacak oruç peş peşe mi olmalıdır? Yeminini bozan kişi yemin kefâreti için oruç tutarken ara verebilir mi?

Ehl-i Sünnet Ne Demek

Ehl-i Sünnet Ne Demektir?

Mal Sahibi Hırsızı Affederse El Kesme Cezası Düşer mi

Hırsızlık yapan kimse, çaldığı malın sahibi tarafından affedilirse kendisine uygulanacak el kesme cezası düşer mi?

Eşine Boşsun Diyen Kişinin Niyetine Bakılır mı

Bir erkek eşine “Boşsun” veya “Ben seni boşadım” gibi açıkça boşamayı ifade eden sözler söylese ne olur? Bu sözleri söyleyen kişinin ben boşamayı kastetmedim demesi dikkate alınır mı?

Vitir Namazının Vakti Ne Zamandır

Vitir namazının vakti ne zamandır?

Teravih Namazının Hükmü

Teravih namazının hükmü nedir? Farz mı, Vacip mi, Sünnet midir?

Uykuda Cünüp Olmak Orucu Bozar mı

Uykuda cünüp olmak orucu bozar mı? Ramazan günü uyuyan ve uykuda cünüp olan kişinin orucu bozulur mu?

Hayız Kanaması 10 Günü Geçerse Ne Olur

Hayız kanaması on günü geçerse ne olur?

Miras Paylaşımında Yapılan Haksızlıklar

Hayırlı günler biz iki kız iki erkek dört kardeşiz. Erkek kardeşler küçük; yapımında biz kızların çalışıp katkısı olduğu babadan kalma bir evimiz var. Babam yaşarken ölümünden sonra hakkımızı almamamız halinde bize hakkını helal etmeyeceğini söylüyordu buna rağmen 20 yıl önce babam vefat edince manevi baskı sonucu (kızlar miras alırsa bir daha kardeş kapısında işleri olmaz, bir daha evimize gelemezler vb. gibi) gönül hoşnutluğu olmadan hakkımızı devrettik. Hatta ablam istemiyordu ben verince o da vermek zorunda kaldı. Mirastan vazgeçtik ama 20 yıldır doğru dürüst kardeş yüzü görmedik bayramdan bayrama zor geliyorlar kendi çıkarları olmadan kardeş olduğumuz akıllarına gelmiyor. Şimdi evi müteahhite veriyorlar ve dört daire alacaklar yine de memnun olmadıkları için açgözlülüklerine kızıp hukuken bir hak iddia edemeyeceğimi bildiğim halde biraz gözlerini korkutup onları denemek için ablamla birlikte 3'te 2'si onların, 3'te biri iki kızın olacak şekilde hakkımızı istediğimizi söyledik. Kıyameti kopardılar ve görüşmeyi tamamen kestiler. Size sorum biz hakkımızı almak için diretip de hakkımızı vermedikleri takdirde hukuken olmasa da ALLAH katında bu vebali onlara yüklersek doğru olur mu? Aradan çok zaman geçtiği için hak talep etmemiz caiz midir?