Sakalı bırakmak gerekir. Olsun da; az ya da çok olsun, kısa ya da uzun olsun.
Ashâb-ı Kirâm’ın anlattıklarına baktığımız zaman; Resûlullah ﷺ Efendimiz’in bir tutamdan fazla olan miktarı kestirdiğini, sakalını bir tutamda (dört parmak uzunluğunda) tuttuğunu öğreniyoruz. En doğru olan, böyle yapmaktır.
Bir kabza, bir el tutamı kadar olması sünnettir. Sünnetin kemâli sayılır.
Ama kısa olursa, bu sakal değildir dememek gerekir.
Resûlullah ﷺ Efendimiz’in sakalına benzetmeye, onun sünnetine uymaya niyet ederek kim bırakırsa inşallah ecrini alır, sevabını alır. Ama bunun kâmil olanı, Resûlullah ﷺ Efendimiz’in bıraktığı şekilde olandır. Yani bir el tutamı olan sünnete uygun olandır. Bırakanlar kısa bıraksa da, inşallah ileride bunu kemâle erdirirler.
Fakat hiç bırakmamak sakıncalı ve yanlış sayılmaktadır. Allah Teâlâ önce sünneti yerine getirmeyi, sonra da o sünneti mükemmel hâle getirmeyi, kemâle erdirmeyi nasip eylesin.