Ana SayfaDini MeselelerHayatta Olan Kimselere Lânet Etmek Caiz mi

Hayatta Olan Kimselere Lânet Etmek Caiz mi

Hayatta olan kimselere isim vererek lanet etmek caiz midir? İmam Mâtürîdî'ye göre belirli bir Mümini ve belirli bir kâfiri lânetlemenin hükmü

Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat’e göre henüz ölmemiş, hayatta olan hiçbir kimseye lânet okunmaz. Müslümana da lânet okunmaz, kâfire de lânet okunmaz.

Günahkâr da olsa Müslümana lânet okunmaz.

Kâfire de lânet okunmaz; çünkü henüz hayattadır, önünde fırsat vardır. Belki iman eder, Müslüman olur ümidiyle hayattayken kâfire de lânet okunmaz.

Lânet; Allah’ın rahmetinden uzaklaştırılmayı istemek anlamına gelir. İmam Mâtürîdî’nin ve Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat’in anlayışında bu konu oldukça hassastır. Hüküm, hakkında konuşulan kişinin mümin veya kâfir oluşuna, hayatta ya da ölmüş olmasına göre değişmektedir.

1. Belirli Bir Mümine Lânet Etmek

Belirli bir Müslümana (günahkâr veya fâsık olsa bile) lânet etmek caiz değildir. Bu kimse büyük günah işlemiş veya fâsık olsa bile hüküm değişmez.

Mâtürîdîlerin bu konudaki gerekçeleri şunlardır:

Tövbe ümidi vardır: Müslümanın her zaman tövbe edip Allah’ın affına mazhar olma ümidi bulunur. Lânet ise onun Allah’ın rahmetinden tamamen uzak kalmasını temenni etmektir.

Son nefes bilinemez: Bir kimsenin iman üzere mi yoksa başka bir halde mi öleceği kesin olarak bilinemez. Bu sebeple onun ebedî akıbeti hakkında kesin hüküm verilemez.

Dili korumak gerekir: Peygamber Efendimiz ﷺ, müminin çokça lânet eden biri olmasını yasaklamıştır.

Meşru olan ifade şekli ise şudur:

Belirli bir kişiyi değil, günah sahiplerine genel olarak lânet etmek caizdir.

Meselâ:

“Allah’ın lâneti zalimlerin üzerine olsun.”

“Allah’ın lâneti içki içenlerin üzerine olsun.”

Ancak lânet ifadesi belirli bir kişiye yöneltilmez.

2. Belirli Bir Kâfire Lânet Etmek

Bu konu iki kısımda değerlendirilir:

a) Hayatta Olan Belirli Bir Kâfir

Lânet etmemek gerekir. Çünkü, O kişinin ileride Müslüman olup olmayacağını bilmek mümkün değildir.

Hz. Peygamber ﷺ, birçok müşrik için beddua etmek yerine onların hidayeti için dua etmiştir. Nitekim Devs kabilesi hakkında: “Allah’ım! Devs kabilesine hidayet ver ve onları İslâm’a getir.” diye dua etmiştir.

Bu sebeple, yaşayan belirli bir kâfire lânet etmek yerine onun hidayeti için dua etmek daha faziletlidir.

b) Küfür Üzere Öldüğü Kesin Olarak Bilinen Belirli Bir Kâfir

Böyle bir kimseye lânet etmek caizdir.

Firavun ve Ebû Cehil gibi küfür üzere öldüğü Kur’ân ve sahih sünnetle kesin olarak bilinen kişiler buna dâhildir.

Çünkü: artık iman etme ve tövbe etme ihtimali kalmamıştır.
Kur’ân ve sünnette onların rahmetten uzak oldukları bildirilmiştir.

Bu konuda Mâtürîdî mezhebi de cumhur (âlimlerin çoğunluğu) ile aynı görüştedir.

3. Konunun Genel Esasları

Dili korumak esastır. Mâtürîdî ve Hanefî âlimlerine göre mümin, dilini lânetten uzak tutmalıdır. Özellikle hayatta olan kimseler hakkında hidayet ve mağfiret dilemelidir.

Allah Teâlâ’nın veya Resûlü’nün ﷺ sahih naslarla isimlerini vererek lânetlediği kimseler bu hükmün dışındadır. Meselâ İblîs ve küfür önderlerinden bazılarının lânetlenmesi nass ile sabittir.

Sonuç olarak:

Belirli bir Müslümana lânet etmek caiz değildir.

Yaşayan belirli bir kâfire lânet etmekten kaçınmak daha uygundur.

Küfür üzere öldüğü kesin olarak bilinen belirli bir kâfire ise lânet etmek caizdir.